Skolyoz Nedir?

Skolyoz, omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülebilen yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz ile beraberde görülebilir. Daha çok kız çocuklarında görülebilen hastalık, erkek çocuklara oranla % 10 daha fazladır. Türkiye’de 2.5 milyon skolyoz hastası mevcuttur.

Skolyoz Belirtileri

  • Skolyoz omurganın yana doğru eğriliği,
  • omuz ve kalçanın simetrik durmaması,
  • sırt ve bel ağrısı, yorgunluk,
  • nefes darlığı
  • ve bir omuzun öne ilerlemesi ile belirtiler verebilmektedir.

Fiziki muayenede öne doğru eğrilik daha belirgin gözükmektedir. Farklı pozisyonlarda omurga röntgenleri ve skolyozometre ölçümleri, skolyozun miktarını belirleyebilmek için yapılacak testlerdir.

Skolyoz ve kifoz arasındaki fark nedir?

Omurganın yana doğru ( lateral ) eğriliğine skolyoz ve omurganın geriye doğru kambur şeklinde eğriliğine kifoz denir.

Cerrahi sınıra gelmemiş vakalarda Kineziterapi yardımıyla bu rahatsızlıkları iyileştirmek, süreci durdurmak ve omurgaya doğal şeklini vermek mümkündür. Bu tür rahatsızlıklarda tedaviye ne kadar erken başlanırsa, sonuca o kadar hızlı ulaşmak mümkün olmaktadır.

Kineziterapi yöntemi, kifoz ve skolyoz ile her yaşta savaşma ve olumlu sonuçlar elde etme imkanı sağlamaktadır!

Kineziterapi Yöntemiyle Skolyoz Tedavisi

Kineziterapi yöntemi ile, kullanılan diğer tedavi yöntemlerine, alınan çok sayıda ilaca rağmen geçmeyen sırt ağrılarını geçirmek mümkündür. Kineziterapi her yaş grubundaki hastada uygulanabilecek bir yöntemdir.

Modern rehabilitasyon ekipmanları ile uzman doktorların gözetiminde gerçekleştirilen «Tedavi edici hareketler kompleksi» olarak da adlandırılabilecek kineziterapi ile hastanın kendi içindeki gücü harekete geçirilmektedir.
Omurganın göğüs bölgesinde (Torakal vertebra) meydana gelen hastalıklarda sistemli bir eğitim sonucunda ise şunlar sağlanmaktadır;

  • Omurganın göğüs, boyun ve bel bölgesinde meydana gelen paravertebral kaz spazmlarının giderilmesi,
  • Kas esnekliği ve eklemlerdeki hareketliliğinin artması,
  • Kaslar içinde omurlara besin maddeleri taşıyan yeni kollateral damar oluşumları,
  • Çevre dokularda oluşmuş olan ödem ve diğer inflamatuar değişikliklerin azalması.

BİLGİ ALMAK İÇİN  0212 541 62 62