KİNEZİTERAPİ NEDİR?

Temel olarak tedavi amaçlı özel hareketlerin uygulanmasını kapsayan hareketle tedavi yöntemlerinin bütünüdür.

Gövde, kol ve bacaklardaki çeşitli kısımlara zorla yaptırılan hareketlerle destek ve hareket aygıtlarındaki (kemikler, bağlar, eklemler, kaslar, sinirler) bazı hastalıkları tedavi edebilmektedir.

Sinirlerden gelen felçlerde, eklem ankilozlarında ve genellikle bütün yeniden eğitme tedavilerinde uygulanabilecek tek metot kineziterapidir. Aktif kineziterapide hastanın bir çaba harcaması gerekir. Yani hasta hekimin gözetimi altında, kendisinden istenilen hareketleri yapmayı dener. Ardından da hareketleri kendisi yapmaya çalışır. Hekim ona ancak, vereceği bilgiler, söyleyeceği sözlerle yardımcı olur. Kineziterapi, travmalardan ileri gelen eklem oynamazlıklarının, kas atrofilerinin, felçlerin tedavisinde önemli bir yer tutar. Mekanoterapiye olan üstünlüğü, hekimin dozu istediği gibi ayarlayabilmesi ve hastada görülen iyilikleri daha rahatlıkla takip edebilmesidir. Kineziterapi sonradan mekanoterapi ile tamamlanabilir. 

Kineziterapinin, iyileştirici ve önleyici etkileri sayesinde çağdaş tedavide önemli yeri oldu. Değeri ancak son yıllarda anlaşıldı. Gün geçtikçe uygulama alanı genişledi. Bu konuda ortopediyi, travmaları, romatizmaları; solunum, kas, dolaşım, mide-bağırsak, sinir sistemi hastalıklarını; psikiyatriyi ve ağrısız doğumların gördüğü gitgide artan rağbet dolayısıyla ebe hekimliğini de anmadan geçmemek gerekir. Klasik tedavi metotlarının (Ling, Hebert) yerini bugün daha mükemmelleri aldı (kinebalne-oterapi, gevşeme ve dinlenme teknikleri, puliterapi, işle tedavi). Bu metotlar sayesinde kineziterapi, hastaya verilen herhangi bir ilâç kadar değer kazandı.

Merkezimizin uzmanlık alanı non-enfekziyöz kas-iskelet sistemi hastalıklarının tedavisidir. Başarı ile tedavi ettiğimiz hastalıklar listesinde yaklaşık 40 farklı rahatsızlık türü mevcuttur. Söz konusu hastalıkların tedavisi, hiçbir ilaç ve cerrahi girişim uygulanmaksızın tamamen fiziksel egzersiz yöntemi ile uygulanmaktadır.

Genel olarak değerlendirecek olursak kineziterapi esasında fizik tedavinin temelini oluşturan bilimsel ve yöntemsel prensiplerin geliştirilip çok daha yoğun sportif antrenman yöntemleri ile birleştirilmesidir. Şöyle ki:

  • İnsan bünyesine optimum etki sağlar;
  • Efor (fiziksel yük) dozu daha hassas ayarlanır.

Ağırlık çalışması yönteminin kullanılmasının sonucunda güçlü bir tedavi etkisi sağlayan ve aynı zamanda hasta açısından emniyetli olan bir yöntem geliştirilmiştir. Egzersiz aletleri ile yapılan özel iyileştirici hareketler en ağır patolojik olguların tedavisinde bile etkili olup, sonuçlar şaşırtıcıdır. Oysa ki daha önce imkansız kabul edilirdi.

Bugün hastalarımızın %97’den fazlası durumlarında önemli ölçüde iyileşme kaydediyor, 2-3 ay süren esas tedavi küründen sonra “normalden farksız” hale gelmeyi başarıyorlar.


Kineziterapi Yöntemiyle Tedavi Edilen Hastaların Karşılaştığı Zorluklar

Çaba sarfetmeniz gerekmeden sonuç alacağınızı vadeden kimselere inanmayınız. Tedavi sürecinde hastanın katılımı büyük önem arz eder: seansları düzenli uygulaması, hekim ve eğitmenin talimatlarına uyması, sonuca bilinçli olarak ulaşmayı hedeflemesi, ağrı korkusunu yenmesi ve önceki tedaviden dolayı uğradığı hayal kırıklığını yenmesi gibi.


Koltuk değneklerinden, ilaçlardan, ameliyattan vazgeçip, birçok avantajdan yararlanmanız mümkün olacak:

  • Hastalığın kaynağına (sebebine) etki;
  • Kalıcı tedavi sonucu;
  • Yan etkinin yokluğu ve birçok avantaj daha.

Fakat tüm bunları başarmak hastanın kendi hayatından sorumlu olma bilinci ile yaklaşmasına bağlıdır. Bu kesinlikle “insani” bir tedavi yaklaşımıdır. Bunu başarabilenler, kas-iskelet sistemi hastalıkları tehlikesini geride bırakıp sağlıklı bir yaşama başlarlar.

İlaç veya ameliyat aracılığı ile gerek insanlar, gerekse de hayvanlar tedavi edilebilir. Kineziterapi yalnızca insanda uygulanabilir. Bu da, daha yüksek bir tedavi etkisinin kanıtıdır. En iyi sonuçlar ise ilgili istatistik verileri ile belgelenmektedir.


Kineziterapi Yöntemi ile Uygulanan Tedaviler

Kliniğimizde kullanılan yöntemler sayesinde akut safhada olanlar dahil olmak üzere çok ciddi patolojik olgular bile ele alınabilmektedir. Disk hernisi (omurga fıtığı), osteokondroz, koksartroz (kalça kireçlenmesi), gonartroz (diz eklemi kireçlenmesi), donuk omuz, ankilozan spondilit, romatoid artrit, muhtelif duruş bozuklukları ile (ağır safhalarda bile) pek çok diğer patolojilere etkili çözümler getiriyoruz.

Hastalık ne kadar çok komplike ve ilerlemiş olursa, hastanın iyileşmesi de o kadar çok zaman alır. Tabii ki organik iyileşme kaydetmek her zaman için mümkün olmuyor, fakat hastayı sağlıklı bir insandan daha kötü hissetmeyecek duruma getirmeyi hemen her zaman başarıyoruz. “Normalden farksız” olarak adlandırdığımız bu durumu yüzlerce hastamız bizzat tecrübe etmiştir.

Yöntemimiz ilginizi çekti ise, sizi web sayfamızda yer alan bilgileri incelemeye davet ediyoruz. Burada yöntemimizin nasıl ve neden çalıştığı ile ilgili olarak ayrıntılı bilgiler bulacaksınız. Okuduktan sonra hala sorularınız olursa, sitemizin “Sorular ve Cevaplar” bölümünden merak ettiğiniz konuları doktorlarımıza sorabilirsiniz. Sizlerle bilgilerimizi paylaşmaktan, gerektiğinde siz veya yakınlarınızın sağlık problemleri konusunda yardımcı olmaktan memnuniyet duyarız.

Böylelikle sizinle ilk görüşmemizi noktalıyor ve tabii ki her doktorun dilediği gibi “sağlıkla kalın” diyoruz!


Bedenimiz esas egzersiz aletimizdir!

Uzun yıllara dayanan pratik uygulama kas-iskelet sisteminin dinlenme, ilaç ve ameliyat yolu ile tedavi edilmesinin mümkün olmadığını gösteriyor. Fiziksel aktiviteleri yasaklamak, doktorların bilindik “heyecanlanmaktan kaçının” tarzı tavsiyelerinden farksızdır. Aslında vücudumuz her an, doktorların getirdikleri o meşhur “3 kilodan fazla yük kaldırmayın” sınırlamasını kat be kat aşan yüklere maruz oluyor. Vücudumuzun ağırlığı – işte gerçek yükümüz ve ömürlük egzersiz aletimiz.

Bedenimiz bir makine gibidir; aksaksız çalışmalı, beyin komutlarını kusursuzca yerine getirmeli, meşgul olan sahibinin dikkatini üzerine çekmemelidir. Eğer bu “makinenin” çalışma düzende bir sorun varsa alarma geçme zamanı geldi demektir. Bu durumda “ilaç kullanayım” veya “sıcak su torbası uygulayayım, geçer” diye düşünmek akılcı değildir. İnsan vücudu bir sistemdir. Kendi haline bırakılan herhangi bir sistem düzenden düzensizliğe doğru kayar. Bu bir fiziktir.


Asıl iyileşme ağrıyı yenmektir

Etkin bir şekilde ağrının üstesinden gelmek - hastalık ile mücadeleyi kazanmak, sağlıklı insan davranış stereotipini geliştirmek demektir. Gerçek iyileşme budur. Tedavi programının amacı, tüm iskelet kaslarının niteliklerini ve yapısını iyileştirmek suretiyle hasar görmüş organ ve sistemlerin fonksiyonel iyileşmesini sağlamaktır.

Bize göre tedavinin nihai sonucu - tamamen iyileşmiş kas-iskelet sistemidir.

RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 62