BLOG

Bel Fıtığı ve Eklem Hastalığı  Dinlenme ile değil, Bilinçli Egzersizle Tedavi Edilir.


on 

"Bilinçli egzersiz tedavi eder, yanlış egzersiz sakat bırakabilir”

Kineziterapi egzersizlerini Fizik tedavi Uzmanı Doktoru onayı ve kontrolünde fizyoterapistler eşliğinde yapın.

Kineziterapi Yöntemi; Kireçlenme, Bel-Boyun Fıtığı, Disk Çıkıntısı, Eklem Ve Sırt Ağrısı Gibi Şikayetleri, Genellikle Tavsiye

Edildiği Gibi Dinlenme İle Değil Hareketle Tedavi Eder.

Hastalar çoğunlukla sırt ve eklem ağrısı şikayetleri ile Kineziterapi Rehabilitasyon Merkezi’ne gelirler. Ancak, hastalarda göründüğü gibi ağrılar kemiklerde ortaya çıkmaz. Ağrı; kaslar, bağlar ve tendonlarda olur. Kemiğe beslenme kaslardan gelir ve çalışan kaslar metabolizmayı düzenler. Kaslar çalışmıyorsa, kemiklerde distrofik değişiklikler oluşur. Genellikle yaşla ilişkili bir fenomen olduğu kabul edilmektedir. Ancak öyle değil! Kaslar işe dahil olduktan sonra sorunlar ortadan kalkar. Bu nedenle Kineziterapi yöntemi; kireçlenme, bel-boyun fıtığı, disk çıkıntısı, eklem ve sırt ağrısı gibi şikayetleri, genellikle tavsiye edildiği gibi dinlenme ile değil hareketle tedavi eder.

bel fıtığı

Bizi Takip Edin…

Şahsen bir soru sormak isterseniz Uzman Doktorumuzla ön görüşmelerimiz ÜCRETSİZDİR.

RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

Boyun Ağrılarınız İçin
Kineziterapi Yöntemi İle Tedavinizde Biz Sadece Rehber Olalım!

Buradaki anahtar unsur hastanın kendisi olup, hekim sadece iyileşmeye giden yolda hastaya rehberlik etmektedir.

Kineziterapi Yöntemi;
Omurga Ve Boyun Hastalıklarına Bakışta Gerçek Bir Devrim Yaratmıştır. Boyun Ağrısının Tedavisinde Soruna Yeni Bir Bakış Getirmiştir.

Traksiyon Traksiyon
Traksiyon Traksiyon
Traksiyon Traksiyon
Traksiyon Traksiyon
Traksiyon Traksiyon
Traksiyon Traksiyon
Traksiyon


RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

Buse Koç
13 Yaşında
Öğrenci

Şikayetleri: Sırtta ağrı, eğri durma, yürüyüşte bozukluk.

Daha önceden durumu ailesi tarafından fark edilen Buse son olarak kliniğimize 04/2018 tarihinde başvurdu.

Yapılan muayenesinde sol omuz düşük, sağda kürek kemiği sola göre daha belirgin dışa çıkık, sağ kalça yukarıda ve sağ dizi öne doğru durmakta idi. Eklem hareket açıklığı üst ekstremite tam, nörolojik muayenesi doğaldı. Alt ekstremite bakısında sağda kalça hareket açıklığı son sınırında kısıtlılık mevcuttu. Diz eklemi fleksiyon pozisyonunda duruyordu. Alt ekstremitede nörolojik muayenesi doğaldı.

busekoc1busekoc2busekoc3


İncelenen ön ve arka grafilerinde sırt bölgesinde 40 derece (T7-8) açıklığı sola bakan bel bölgesinde 40 derece (L2-3) açıklığı sağa bakan Skolyoz açıları mevcuttu.

Kineziterapi ile;
Tedavide prensip olarak solunumun düzenlenmesi postürün düzeltilmesi, kas kuvvetlerinin dengesizliğini düzeltmek ve esnekliklerini arttırmak amaçlandı. Sırt ve bel bölgesine hareketlilik kazandırılarak fonksiyonel skolyoz egzersizleri verildi. Segmental Fonksiyonel Egzersizlerle hastamıza vücut segmentlerinin düzgün ve simetrik yerleştirilmesi öğretildi. Sırt, kollar, bel ve bacakların tüm kas gruplarında gövdeyi vertikal pozisyona yaklaştırmak amaçlandı; çünkü bu şekilde hareketliliğin alt omurgalara kadar inmesi sağlanabilir. Strüktürel egzersizlerde eklem ve kas gruplarında yapısal değişiklikler olduğu için skolyoz açılarına göre sırt ve bele ayrı ayrı ve asimetrik egzersizler çalıştırıldı.

Hastamızın ikinci ve dördüncü aylarda kontrol grafileri yinelendi ve Cobb açısı ile takipleri yapıldı.
9. Ayda yapılan dört kürlük tedavi ardından torakal bölgede 29 derece, lomber bölgede 20 derece skolyoz seviyelerine indirgendi.

Aktif tedavi seansları dışında dinlenme, oturma, ayakta dik duruş ve yürüme sırasında hastanın yapması ve yapmaması gereken unsurlar kendisine hekimi ve rehabilitanı tarafından sıklıkla anımsatıldı.

Yrd. Doç. Dr. Nihan KARAGÖZ
Çocuk Skolyoz

RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

Kineziterapi'nin Görevleri ve Vücut Üzerindeki Etkileri


Çoğu hastalık riskini arttırmakla kalmayıp, onları atlatma sürecini zorlaştıran hipodinaminin (hareketsizliğin) zararlı etkisine anti-yıkıcı etki;

Hastaların belirlenmiş fiziksel aktivitelere adaptasyonu ve onların motor aktivitesinin desteği; zarar görmüş vücut işlevlerinin (kısmi ya da tamamının) geri kazanılması.

Kineziterapi - vücudun genel dayanıklığını arttırması ve onun olumsuz çevre koşullarına adaptasyonunu sağlamasının yanı sıra kas-iskelet sisteminin işlevlerini geri kazandırılması; kardiyovasküler, solunum ve sindirim sistemlerinin bozukluklarının düzeltmesini de sağlıyor. Motor aktivite, vücut için daha güvenilir ve doğal tedavi yöntemidir.

Kas hareketinin tüm vücuda etkisi çok yönlüdür:
- Vücudun büyümesi ve gelişmesinin stimülasyonu/uyarılması
- Sinir ve endokrin sisteminin aktivasyonu
- Vasküler tonusun artışı
- Vücudun koruyucu işlevlerinin güçlenmesi
- Kan dolaşımının iyileşmesi
- Dokularda gaz/oksijen alış-verişinin iyileşmesi

Sonucunda bütün organ ve sistemlerin işlevleri gelişiyor; vücudun genel tonusu, onun artan fiziksel, zihinsel ve psikolojik-duygusal yüklere adaptasyon kapasitesi, yaşam kalitesi ve çalışma kapasitesi artıyor. Düzenli fiziksel aktiviteler birçok hastalığın önlenmesini sağlar. Motor aktivitenin azalmasına neden olan hastalık nedeninin kaldırılması ve tamamen iyileştirilmesi mümkün olmadığında bile, kineziterapi kişiye kaybolmuş işlevlerin ve tatmin edici çalışma kapasitesinin geri kazandırılmasını sağlıyor.


RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

Tüm serebrovasküler ve İskemik Kalp Hastalıklarında sebep ne olursa olsun gelişen hareket bozuklukları ve spastisite konusunda KİNEZİTERAPİ olarak hastalarımızın yanındayız

İskemik kalp hastalığında kardiyak perfüzyon bozulur, yani kalp kası yeterince kanla beslenemez. 

Kalp kasının kanla beslenemeyip bir bölümünün ölmesi ile sonuçlanan kalp krizi, iskemik kalp hastalığının akut formudur.

Kriz sonrası rehabilitasyon oldukça zorlu bir süreçtir. Sorun şu ki kriz atlatıldıktan sonra kişi kendini hasta hissetmez ve henüz yeterince güçlenmemiş olan kalbine fazla yüklenerek kalbe zarar verebilir.

Hareket esnasında kalbe gelen yük ciddi derecede artar. Söz konusu hastalar hareket aktivitelerini önemli oranda kısıtlamak zorunda kalmaktadırlar. İskemik kalp hastalığı gelişen hastaların iş değiştirmek veya çalışma hayatından tamamen vazgeçmek zorunda kaldıkları sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Bunun sonucunda kişide depresyon ve bunalım gibi değişik psikolojik rahatsızlıklar baş gösterir.

TEDAVİ EDİCİ EGZERSİZLER İLE KALP KRİZİ SONRASI REHABİLİTASYON

• Egzersizlerin yalnızca hastane şartlarında sıkı uzman kontrolünde yapılması,
• Fiziksel yük dozunun kişiye özel olarak ayarlanması,
• Egzersiz yoğunluğunun yüksek olması,
• Egzersiz yükünün yoğunluk bazında değil, süre bazında arttırılması.

Tedavi edici özel bir egzersiz kompleksi kalp kasına yoğun kan akışını, dolayısıyla daha yüksek miktarda oksijen taşınmasını sağlar. Bu sayede bu bölgedeki metabolizma süreci etkinleşir ve hasar gören ilgili kas dokusu kısımları onarılır.

KİNEZİTERAPİ yöntemi ile tedavi, kalp kasları liflerinin daha iyi bir şekilde kanla beslenmesine yardımcı olurken, hastanın motor aktiitesinin önemli ölçüde artmasına, normal hayata dönmesine olanak sağlanır.

KİNEZİTERAPİ ARACILIĞI İLEİ BEYİN KANAMASI SONRASI REHABİLİTASYON

İstatistiklere bakıldığında beyin kanaması sonrası ilk 30 gün içerisinde ölümle sonuçlanan olgu oranı evde tedavi görenlerde %43 iken, tedavisini hastanede sürdürenlerde %24 tür.

KİNEZİTERAPİ FİZİK TEDAVİ MERKEZİ’mizde yapılacak egzersizlerin yük seviyesi yalnızca belirli dozlarda uygulanır. Fiziksel hareketlerin zorluk derecesi kademeli olarak adım adım yükseltilir. Söz konusu dozlanmış yük sistemine göre yapılan egzersizlerle kişinin fiziksel potansiyelinin seanstan seansa gittikçe arttığı gözlenir. Hasta; çaresizlik duygusunun gittiğini, yeniden güç kazandığını hissetmeye başlar. Gelişme kaydettiğini gören hasta bu kez gücünü ikiye katlayarak egzersiz yapmak ister. Bu motivasyon çok önemlidir. Çünkü tedavinin başarısı büyük oranda hastanın psikoemosyenel durumuna bağlıdır.

KİNEZİTERAPİ YÖNTEMİNİN NASIL ÇALIŞTIĞINI VE HAREKETİN İYİLEŞTİRİCİ ETKİSİNİ GÖRMEK İÇİN RANDEVU ALIN VE İLK EGZERSİNİZİNİ YAPIN!


RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

Ağrılarınıza Dinlenme İle Değil, Hareketle SON VERİN!

Hastalar çoğunlukla sırt ve eklem ağrısı şikayetleriyle Kineziterapi Rehabilitasyon Merkezine gelirler. Ancak, hastalarda göründüğü gibi ağrılar kemiklerde ortaya çıkmaz. Ağrı kaslar, bağlar, tendonlarda olur. Kemikte beslenmesi kaslar sayesinde olur ve metabolizma yalnızca çalışan kaslarda görülür. Kaslar çalışmıyorsa, kemiklerde distrofik değişiklikler oluşur. Genellikle yaşla ilişkili bir fenomen olduğu kabul edilmektedir. Ama öyle değil!

Kaslar işe dahil olduktan sonra sorunlar ortadan kalkar. Bu nedenle Kineziterapi Yönteminde; kireçlenme, bel-boyun fıtığı, disk çıkıntısı, eklem ve sırt ağrısı sorunları dinlenme ile (genellikle tavsiye edildiği gibi) değil hareketle tedavi edilir.

RANDEVU VE UZMAN GÖRÜŞÜ ALMAK İÇİN (0212) 541 62 60

ücretsiz tanışma seansı